Rahibe Teresa
- Huzurumuz kalmadıysa, birbirimize ait olduğumuzu unuttuğumuzdandır.
- Paradoksu çözdüm, eğer acıyana kadar severseniz, artık acı duymaz olursunuz ve geriye sadece sevgi kalır.
- Eğer onlar açsa onlara yiyecek veririz, eğer onlar çıplaksa onları giydiririz, eğer onlar hasta ise onları hergün ziyaret ederiz, eğer onlar evsizse onlara bir ev veririz.
- Eğer ay’da bir fakir varsa biz oraya da gideceğiz
- Uzun süredir hayvan gibi yaşıyoruz ama bir melek gibi öleceğim; Tanrı ile yüzyüze geldiğimizde ne denli sevdiğimiz ölçüsüyle yargılanacağız Sevgi kendini kurban edebilmektir.
- İlahi bir desteğe güveniyorum; ihtiyacımız olan her şeyi doğru zamanda hiç güçlük çekmeden daima aldık. Ben çalışmalarımızın Tanrı’nın koruyuculuğunun bir parçası olduğuna inanıyorum.
- (Vatikan'dan Barış Ödülü aldı; kendisine Nobel verildi.Yardımlarının kaynağı açıklanmamıştır.)
- 1979 yılında Nobel Barış Ödülünü aldığında sarf ettiği sözler
- Sadece daha iyi bir yaşam yaşamak için bir çocuğu öldürüyorlar.
- Dünyayı sadece sevgi kurtarır, sevgi için çalışalım.
- Yalnız kalmak ve sevilmediğini bilmek, bir insanın yaşabileceği en büyük yoksulluktur.
- Çok genç öldü. Tanrı’nın yollarını anlayamıyorum.(Prenses Diana’nın ölümünün ardından)
- Tanrı'nın bana baş edemeyeceğim bir şey vermeyeceğini biliyorum. Sadece keşke bana bu kadar güvenmeseydi diyorum.
Rahibe Teresa kimdir ?
Agnes Gonxha Bojaxhiu asıl adı olan 26 Ağustos 1910 tarihinde eski Yugoslavya’nın Makedonya bölgesindeki Üsküp’te doğan Rahibe Teresa, üç kardeşin en küçüğüydü. Agnes, gençlik yıllarında, Kardeşlik adlı yerel bir gençlik grubuna katıldı. Katolik bir rahibin rehberliğinde yapılan etkinliklerde yer alan Agnes, misyonerliğe ilgi duymaya başladı. 17 yaşındayken, Tanrı tarafından Katolik bir misyoner rahibe olarak görevlendirildiğine ilişkin ilahi bir mesaj aldı. İrlandalı bir örgüt olan ve Hindistan’daki misyonerlik çalışmalarıyla tanınan Loretto Hemşireleri’ne katıldı. Bu dönemde Teresa adını aldı.
Kalküta’da St. Mary’s Lisesi’nde coğrafya ve temel Hıristiyanlık bilgisi dersleri verdi. 1944'te aynı liseye müdür olarak atandı. Kısa bir süre sonra vereme yakalanan Rahibe Teresa, öğretmenliğe devam edemedi; dinlenmesi ve iyileşmesi için Darjeeling’e gönderildi. Darjeeling treninde ikinci ilahi mesaj geldi. Rahibe Teresa, o anı şöyle anlatıyordu: “Hemşire Okulu’nu bırakmalı ve yoksullarla birlikte çalışmalı, onların arasında yaşamalıydım. Bu bir emirdi. Nereye ait olduğumu biliyordum; ama oraya nasıl varacağımı bilmiyordum.”
1948'de Vatikan, Rahibe Teresa’nın Loretta Hemşireleri’nden ayrılmasına ve Kalküta Başrahipliği’nin denetiminde ilahi mesajın gereklerini yapmasına izin verdi.
Rahibe Teresa, yoksul ailelerin çocuklarına ders vermeye başladı. Aynı zamanda temel tıp eğitimi aldı ve hastaların evlerine giderek tedavilerine yardımcı oldu. 1949'da eski öğrencilerinden bazıları ona katıldı. Grup, yerel hastanelerin reddettiği ve sokaklarda ölüme terk edilen erkek, kadın, çocuk, pek çok insanla karşılaştı. Bunun üzerine, bir oda kiralayarak, yoksulluk içinde ölmek üzere olan bu çaresiz insanlara yardım etmeye başladı. 1950'de, kilisenin de desteğiyle Kalküta Hayırsever Misyonerler Cemaati’ni kurdu.
1952'de Kalküta Belediyesi’nin verdiği arazide ilk Ölü Evi açıldı. Rahibe Teresa’nın 12 kişiyle kurduğu bu cemaat, yıllar içinde, binlerce gönüllüsüyle, dünyanın 450 noktasında yoksullara hizmet eden bir topluluk haline geldi. Rahibe Teresa, Kalküta’dan New York’a, her yerde, ölmek üzere olanlar ve terk edilmişler için sağlık evleri açtı. AIDS kurbanlarına yönelik
hastaneler kuran öncülerden biri oldu. 45 yılı aşkın bir süre, dünya çapında, yoksullara, ölmek üzere olanlara ve terk edilmişlere yardım etti.
1966'da Hayırsever Misyoner Kardeşler Derneği kuruldu. Roma’da, Tanzanya’da ve Avustralya’da sağlık evleri açıldı. ABD’nin ilk sağlık evi ise 1971'de New York’ta açıldı.
Rahibe Teresa, dünya barışına katkılarından dolayı büyük övgü topladı. Çalışmalarıyla pek çok ödül aldı. Bunlar arasında, Papa XXIII. John Barış Ödülü ve 1979 Nobel Barış Ödülü de bulunuyor. Rahibe Teresa, bu ödülü alırken geleneksel tören anlayışına aykırı bir tutum izleyerek ziyafet verilmesini istemedi ve 6.000 dolarlık fonun Kalkütalı yoksullara bağışlanmasını talep etti. Bu para, yüzlerce insanın bir yıl boyunca karnını doyurmaya yetecekti.
Rahibe Teresa, dünyevi ödüllerin, ancak bu dünyadaki muhtaçlara yardım edilmesini sağlıyorsa önem taşıdığını söylerdi.
1980'den itibaren, dünyanın her yanında, uyuşturucu bağımlıları, fahişeler ve hırpalanmış kadınlara yönelik sağlık evlerinin, yoksul çocuklara yönelik yetimhanelerin ve okulların sayısı artmaya başladı. Rahibe Teresa, 1985 yılında New York’ta AIDS kurbanlarına özel ilk hastaneyi kurdu. Daha sonra, San Francisco ve Atlanta’da sağlık evleri açıldı. Rahibe Teresa, ABD’nin
en önemli sivil ödülü olan Özgürlük Madalyası ile ödüllendirildi.
Rahibe Teresa, 1991'de ilk kez kendi anavatanı Arnavutluk’a (şimdi Sırbistan olarak biliniyor) geri döndü ve Tiran’da bir sağlık evi açtı. Bu yıla gelinceye kadar Hindistan’da 168 sağlık evi açılmıştı.
3 Şubat 1994'te ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi sponsorluğunda düzenlenen Ulusal Dua Kahvaltısı’nda, Rahibe Teresa, aile yaşamı ve kürtaj gibi konularda tüm dinleyicileri şaşırtan bir konuşma yaptı. Teresa, “Lütfen, çocuğu öldürmeyin. Ben onu istiyorum. Onu bana verin,” dedi.
Rahibe Teresa, Etiyopya’daki açlara, Çernobil’deki radyasyon kurbanlarına ve Ermenistan’daki depremzedelere yardım etmek için sürekli seyahat etti. Yardım arzusu ve faaliyetleri sınır tanımıyordu. 1996 Kasım’ında, onursal ABD vatandaşı oldu.
Topluluğun faaliyetleri çeşit ve sayı bakımından çoğalırken, Rahibe Teresa da Tanrı adına yapılan işler için dua ediyor ve çalışmalar sürekli artıyordu. Sağlık evleri açılıyor; bazıları da politik, sosyal ya da güvenliğe ilişkin gerekçelerle kapanıyordu. Topluluk, son derece yoğun ve faaldi. Rahibe Teresa, dünyanın her yanında insanlara yardım ediyor, çocukları kurtarıyor, hemşirelere öğüt veriyor, organizasyon ve konuşmalar yapıyordu. Kimi zaman “sıradan”, kimi zaman da seçkin kalabalıklara konuşma yapması için aldığı tekliflerin sayısı her geçen gün artıyordu. Mesajının hep aynı ve bir iki tümceyle anlatılabilir olmasına ve çoğu zaman doğal olarak epey “geleneksel” bir bakış açısıyla konuşmasına rağmen, dikkatle dinleniyordu. İlerlemiş yaşına rağmen, dünyanın dört bir yanında yoksullara yardım edebilmek için kaynak araştırmaya devam ediyor ve elindeki olanakların tümünü kullanarak onlara yardım ediyordu. Her kıtada, Rusya’da bile, Teresa’nın hemşireleri, İsa aşkına kimsesizlere yardım ediyorlardı. 1992 seçimlerinde görevini devretmeye hazırlanırken yeniden seçildi. 1996'da sağlığı ciddi biçimde bozulmaya başladı. Sevgiden ve çalışmaktan yorulan kalbi yüzünden devam edemeyeceğini söyledi. 13 Mayıs 1997'de, hemşireler kurulu, İsa aşkına yapılan bu onurlu işi Hemşire Nirmala’nın yürütmesine karar verdi.
Rahibe Teresa, 5 Eylül 1997'de, akşam 9:30'da, Kalküta’daki sağlık evinde öldü.







En son yorumlar